Bergama’da bir Sarı Denizaltı

 

“…Küçük ama hepimizi içine alabilecek aklı ve yüreği olan bir denizaltı bu. Birlikte düşünüp, tartışabileceğimiz, ürettiklerimizi paylaşabileceğimiz harika bir güvertesi var. Açık denizlere ihtiyacı yok, açık zihinlerle bizi gönlümüzün istediği yere götürecek. Fotoğraf, sinema, edebiyat... hepsi bahane! Hayata dair anlamak ve anlatmak istediğimiz her şeyi kendince, yetebildiği kadarıyla taşıyacak bizimle beraber..” diyerek 1 yıl önce Bergama’da hayata geçen Sarı Denizaltı’nın kurucuları Günseli Baki ve Yücel Tunca ile görüştük, merak ettiklerimizi sorduk. 

Röportaj:  Hürege Gazetesi  - Mustafa Çorak / 30.04.2019

 

 

Öncelikle kendinizden bahseder misiniz? 

Günseli Baki “Fotoğraf, üniversite yıllarımdan beri her zaman hayatımda vardı ama hayatımı kazandığım mesleğim değildi. Bir yandan çalışmaya devam ederken, bir yandan da fotoğraf alanındaki eğitimlere ve fotoğraf çalışmalarıma devam ettim. 2017 yılında İstanbul’daki ofisimi kapatıp, Bergama’ya yerleştim ve Mart 2018’de Yücel ile birlikte Sarı Denizaltı’yı hayata geçirdik. Belgesel fotoğraf alanındaki çalışmalarıma da burada kaldığım yerden devam ediyorum.”

 

Yücel Tunca “Uzun yıllar gazetecilik ve fotoğraf alanında çeşitli kurumlarda eğitmenlik yaptım. 30 yıla yakın bir süredir birçok fotoğraf organizasyonu gerçekleştirdim. Fotoğraf Vakfı ve Galata Fotoğrafhanesi’nin kurucularındanım. Son zamanlarda ise ağırlıklı olarak sosyal ve kişisel belgesel fotoğrafçılık yapıyor, çeşitli konulardaki fotoğraf çalışmalarımı sürdürüyorum.”

 

Neden Bergama ?

Günseli Baki “ Tüketim odaklı modernşehir yaşantısı beni çok yormaya başlamıştı. İstanbul artık yoğun trafiği, yok edilen parkları, modern şehirlerin temsili haline gelen AVM’leri ve  popüler kültürün oluşturduğu fantazmagorya ortamıyla yaratıcılığı ve tutkuyu öldüren bir şehir haline gelmişti. Fotoğraf alanında çalışmalar yapan dostlarımızla başka bir yerde var olabilmenin mümkün olabileceği hayaline ben de katıldım. O dönemde bir “Fotoğraf köyü” kurma hayalimiz vardı, bu oluşum için uzun süre köyü kurabileceğimiz bir yer aradık. Bergama’ya da sık sık gelip gitmeye başladık ve birçok açıdan buraya hayran kaldık. Burası her açıdan çok özel bir kent.”

 

Yücel Tunca  “İstanbul’un her geçen gün beslemekten ziyade tüketen bir şehir haline gelmesi nedeniyle yaşam alanımızı değiştirmeye, sosyal ve kültürel bir yenilenme deneyimi yaşamaya karar verdik. Bunun üzerine hayatımızı, çok katmanlı kültürel kimliğiyle son derece davetkar olan Bergama’da sürdürmeye karar verdik. Büyük şehirlerin kaosundan uzak durup, fakat inzivaya da çekilmeden üretim ve paylaşımda yeni olanakları değerlendirebileceğimiz heyecan verici bir yerdi Bergama.”

 

Sarı Denizaltı ismi nereden geliyor? Neden böyle bir isim tercih ettiniz? 

Sarı Denizaltı’yı tasarlarken, fotoğrafla kendini ifade etmek isteyen, kendini bu alanda geliştirmek ve üretmek isteyen herkesle bir buluşma mekanı olsun istedik. Sadece fotoğrafa yeni başlayanlarla değil aynı zamanda fotoğrafçıların da kendilerini geliştirebilecekleri, sanatın her alanında üreten insanlarla da bir araya gelerek farklı disiplinleri buluşturmak için bir alan açmayı hayal ettik.   Mekana da çok sevdiğimiz Beatles’ın Yellow Submarine şarkısının ismini verdik . Beatles üyelerinin sarı bir denizaltıyla yaptıkları yolculuk gibi biz de bu oluşumla birlikte yerleştiğimiz Bergama’da yeni bir yolculuğa çıkıyorduk. Burası birlikte  düşünüp, tartışabileceğimiz, ürettiklerimizi paylaşabileceğimiz bir denizaltıydı. İstanbul defterini kapatıp Bergamaya yerleştikten 6 ay sonra Sarı Denizaltı’yı açtık. Fotoğrafa yeni başlayanlar için, fotoğrafçılar için çeşitli seminerler, söyleşi ve sunumlar düzenledik. Bu sayede harika insanlarla tanıştık, yepyeni dostluklar kurduk, Sarı Denizaltı’da gerçekleştirdikleri üretimlerinin heyecanlarını birlikte yaşadık. Geçtiğimiz Mart ayında da  1.yaşını kutladık Sarı Denizaltı’nın.

 

Fotoğraf ve bazı başka sanatsal uğraşların üretim ve paylaşım alanı demiştiniz Sarı Denizaltı için. Atölyede bu alanlarda neler yaptığınızdan biraz bahseder misiniz? 

Tıpkı Bergama gibi, Sarı Denizaltı’ya da başta fotoğraf olmak üzere diğer sanat disiplinleriyle de etkileşimde bulunan, çok katmanlı bir bilgi paylaşım alanı ve  sanatsal üretim mekanı diyebiliriz. Fotoğraf seminerlerinin yanı sıra, 2 günlük sadece haftasonu için seminerler de düzenliyoruz. Bunlardan biri kısa bir zaman dilimi içinde fotoğraflı öyküler üretmeye yönelik “Foto-röportaj Semineri”,  bir diğeri de yaşadığımız kenti farklı bir bakışla yeniden keşfetmeye ve yürüyüş sırasındaki deneyimlerimizi bir anlatıya dönüştürmeyi hedefleyen  “Yürüyüş Hattı”.  Bunun yanında dönem dönem farklı seminerler de düzenliyoruz, örneğin geçtiğimiz yıl Mayıs ayında Şehlem Kaçar’ın yürütücülüğünde “Toplumsal Cinsiyet ve Fotoğraf” semineri düzenledik. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğiyle mücadeleyi önemsiyoruz. 

 

Aralık ayında ise Özcan Yurdalan yürütücülüğünde seyahati üretici bir faaliyet olarak değerlendiren, yaratıcı yazı yazma yöntemlerini içeren uygulamalı Gezi Yazarlığı Semineri düzenledik.  Bunun yanında  Bi Dünya Hikaye, Sinemada Fotoğraf, Sunum/ Söyleşi ve Fotoğraf Değerlendirmeleri başlıkları altında düzenlediğimiz etkinliklerimiz var. “Bi Dünya Hikaye” etkinliğinde belirlediğimiz bir konu başlığı altında çalışmalar yapan belgesel fotoğrafçıların serilerini;  fotoğrafı ya da fotoğrafçıyı konu alan filmleri de “Sinemada Fotoğraf” etkinliğinde izliyoruz. Ayda bir Salı günleri her etkinlikte farklı bir içeriği olan fotoğraf eksenli sunumlar yapıyoruz. Son olarak “Fotoğraf Değerlendirmeleri” etkinliğinde de fotoğrafçıların portfolyolarını değerlendiriyoruz.

 

Önümüzdeki aylarda Sarı Denizaltı’nda yeni atölyeler ve farklı buluşmalar da olacak mı?

Önümüzdeki aylarda Orhan Cem Çetin ve Eda Yiğit danışmanlığında  belleğin dinamik ve değişken olmasından yol çıkılarak, katılımcıların kendi geçmişlerinde, bugün taşıdıkları kimliğin oluşmasında etkili olmuş, iz bırakmış bir hatırayı belirleyerek bu öyküyü Bergama'nın geçmişine uyarlayacakları ve fotoğraf serisi ile anlatı performansı biçimde aktaracakları “Ben Bir Zamanlar”, İsmail Gökçe ile günümüz fotoğrafında yaygın olarak kullanılan “Deadpan” anlatım tekniğiyle ilgili seminer çalışması planlıyoruz. Seminerlerde üretilen çalışmaları da sergiyle ve farklı medyumları kullanarak paylaşmayı da önemsiyoruz.  

 

Üretime yönelik atölyelerin yanında geçtiğimiz bahar Neşet Kutluğ ile “Yönetmen Sineması” üzerine çok keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Bergama’ya davet edeceğimiz konuklarımızla bu tarz söyleşileri düzenlemeye devam etmek istiyoruz.  Sarı Denizaltı aynı zamanda  fotoğraf veya sinema alanında üreten insanların kendilerini anlatabilmesine de olanak sağlıyor.   

 

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Sarı Denizaltı’da bir de fotoğraf kitaplığımız var; herkese açık. Son olarak fotoğrafı kendisi için bir ifade biçimi olarak gören, öğrendiklerini paylaşmayı seven insanları bekliyoruz Sarı Denizaltı’ya. Etkinliklerimizi sosyal medya hesaplarımızdan ve www.saridenizalti.com web sitemizden takip edebilirler.

  • Facebook
  • Instagram

© 2018 Sarı Denizaltı

“We all live in a yellow submarine, a yellow submarine, a yellow submarine…” 

The Beatles