Özcan Yurdalan ile Belgesel Fotoğraf Semineri

Yaklaşık 28 saat sürecek olan uygulamalı seminer programında, etik, estetik, dil, anlatım ve yaratıcılık konularında bireysel ve grup halinde - teorik ve pratik çalışmalar yapılacaktır.

 

Üç gün sürecek olan detaylı seminer programı katılımcılara e-mail yoluyla iletilecektir.


TARİH VE ÇALIŞMA SAATLERİ :

...... Cuma      : 19.00 - 22.00
...... Cumartesi : 10.00 – 19.0
0
...... Pazar     : 10.00 – 20.00


Seminer tarihi katılımcı sayısı belli olduktan sonra kesinleşeceği için sayfa sonundaki formu doldurarak bu atölyeye katılmak istediğinizi bize bildirmenizi rica ediyoruz...

 

(Katılımcı sayısı 8 kişiyle sınırlıdır)

 

 KATILIM KOŞULLARI: 

Fotoğraf çekmeyi bilmek, hangi türden olursa bir fotoğraf makinesine sahip olmak, atölye çalışmasına aksatmadan devamı taahhüt etmek.

 

 AMAÇ: 

Fotoğrafçıların çektikleri her kare, gösterdikleri her fotoğraf, aynı zamanda onların hayata bakışıdır, hayattan ne anladıklarıdır ve gerçekle kurdukları ilişkinin yansımasıdır. Belgesel fotoğrafçılar yakın çevrelerine, yaşadıkları topluma ve çağa tanık olmaya çalışırken çokça kullandıkları yöntem foto röportajdır. Tanık oldukları hikayeyi bir dizi fotoğrafla anlatırken artistik düzeyi gözetir, yaratıcı uygulamalara başvururlar. Amaçları hayatı estetize etmek değil, gerçekliği anlamaya çalışmaktır.

 

 GEREKÇE: 

Bu kitap üç nedenle yazıldı. Biri, bunca zamandır emek verip çaba harcadığımız fotoğraf nedir ne değildir, toplumsal işlevi nasıl olur konusunu ele almaktı. İkincisi, röportaj fotoğrafçılığının Türkiye’de yeniden gündeme geldiği son yıllarda bir taraftan yaygınlaşırken diğer taraftan hızla içinin boşaltılmasından duyulan endişeydi. Üçüncüsü ise uzun zamandır atölye çalışmalarında ve kendi pratiklerimizde uyguladığımız fotoröportaj yönteminin yazılı hale getirilmesiydi. Bu üç nedenle ortaya çıkan kitap aslında topluca bir tartışma ihtiyacının ifadesi olarak görülmeli. Burada dile getirilen fikirler ve önerilen yöntemler, bugün bulunduğum yerden baktığım zaman gördüklerimdir ve mutlak doğruları, değişmez gerçekleri, tek modelleri ifade etmez. İnsanla doğrudan ilişki kuran görsel bir dil olan fotoğraf, bunca yaygın olduğu günümüzde, toplumların hayatında önemli bir yer tutar. Aslında maruz kaldığımızı hiç fark etmeden görüntülerle biteviye ilişki içinde olduğumuzu biliyoruz. Fotoğrafın gerek insan yaşamındaki yerini, gerekse toplumsal süreçlerdeki etkisini, siyasal, sosyal ve ekonomik alanlardaki işlevini izah etmek için düşünmelere ve araştırmalara ihtiyaç duyduğumuz açık. Fotoğrafın belgesel olarak kullanımı, içinde yaşamamız için bize dayatılan sınırlara itiraz etmenin ve sorumluluk hissederek hayata müdahil olmanın yaratıcılığa açık alanlarından biri oldu. Dünya tarihinde de, Türkiye’deki kısa ve kesintili varoluşunda da benzer ihtiyaçlar için kullanılan bu alan, güvenilir tanıklıklar üstünden söz kurulan karşılıklı bir iletişim ortamı yarattı. Fotoröportajların anlattığı hikâyeler bir itirazı dile getirdi, muhalif duruşları ifade etti. Başka bir dünyanın mümkün olduğuna dair fikirleri, görüntü ve yazıyla dile getiren anlatılar fotoröportajlarla yaratıldı. 80’lerin etkisiyle biçimlenmiş Türkiye fotoğrafının, fotoğraf çevrelerinin ve fotoğrafçı zihniyetinin günümüzdeki durumu açıkça tartışılmadan, belgesel fotoğrafın ve fotoröportajın sahici bir var oluş gerçekleştirmesi oldukça zor. İçeriğinden ayrılarak sadece biçimsel bir araç olarak ele alınması ise sık rastlanan kendiliğinden ve sıradan bir durum. Moda gibi gelip geçiverme hali. Aynı biçimde indirgemeci tutumla ele alınması, net fikirler ve tutumlar sergilenmeden imalarla, inkârlarla bir anda gündem dışına itilivermesi de vakıa. Bizim çevrelerde bu tür tutumların sorumluluğu olmadığı gibi bedeli de yok. Öte yandan belgeselin bunca yıllık Türkiye fotoğrafı tarihindeki hali de pek iç açıcı değil. İşlevsel bir arşiv bulunmadığı gibi, toplumsal hayattan karşılaştırmalar yapabilmek için bilinçle hazırlanmış kapsamlı görsel tanıklıklara da sahip değiliz.

 

 YÖNTEM: 

“Belgesel Fotoğraf ve Fotoröportaj – Özcan Yurdalan / 2. Baskı - Agora Kitaplığı – 2008” kitabını temel alan uygulamalı atölye çalışmasında katılımcı yöntem uygulanarak etik, estetik, dil, anlatım ve yaratıcılık konularında teorik ve pratik çalışmalar gerçekleştirilir. 

 Yararlı Linkler :

 

 GÖRSEL HİKAYECİLİK VE BELGESEL FOTOĞRAF 

 Özcan Yurdalan ile John Berger’in öğrettikleri 

 

ÖZCAN YURDALAN


1955, Adana
1977 yılında AFSAD (Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği) kurucuları arasında yer aldı.1980'e kadar DİSK-Genel İş Sendikası Foto Film Merkezi'nde çalıştı.
 

1999 Marmara Depremi'nden sonra Dayanışma Gönüllüleri'nin Fotoğrafçı Çocuklar Atölyesi'nde çalıştı.
 

2000 yılında FV (Fotoğraf Vakfı)  kurucuları arasında yer aldı.
Yedi seyahatname kitabı yayınlandı. Son olarak "Belgesel Fotoğraf Kuramı" isimli kitabı yayınlandı.

 

Serbest gazetecilik yapıyor, yazıları ve fotoröportajları yayınlanıyor. Uzun yolculuklara çıkıyor.

 

Share on Facebook
Please reload

Son paylaşılanlar
Please reload

İletişim :
  • Facebook
  • Instagram

© 2018 Sarı Denizaltı

“We all live in a yellow submarine, a yellow submarine, a yellow submarine…” 

The Beatles